TEKNOPARK / 4691 / ED@ARGE
E-DENET Mali Müşavirlik | Mevzuat değerlendirme tarihi: 12 Ekim 2026
Teknopark kazanç istisnasında sonuç, yalnızca hangi satışın kapsamda olduğuna değil, o satışa hangi giderin yüklendiğine de bağlıdır. Sağlıklı bir dağıtım; doğrudan giderleri, gerçek ortak giderleri ve ortak kullanılan varlıkların amortismanını birbirinden ayırarak başlar.
Bu yazı, aynı tüzel kişilik bünyesinde hem 4691 sayılı Kanun kapsamında istisnaya uygun faaliyetler hem de istisna dışında işler yapan işletmelerin gider ayrımını ele alır. Bir grup şirketinin diğer şirkete hizmet faturası kesmesi, transfer fiyatlandırması veya 5746 sayılı Kanun kapsamındaki Ar-Ge indiriminin hesabı ayrı değerlendirmelerdir. Burada anlatılan iç dağıtım, bu işlemlerin yerine geçmez.
İstisna kazanç hesabında ilgili hasılattan ona ait gider ve maliyetler indirilir; kapsam içi ve kapsam dışı faaliyetlerin kayıtları ayrıştırılır. Dolayısıyla merkezde kaydedilmiş bir giderin tamamını otomatik olarak vergiye tabi işe bırakmak da bütün şirket giderlerini teknoparka taşımak da doğru bir başlangıç değildir. Belirleyici olan, giderin hangi faaliyetle ilişkili olduğudur. [1]
Önceki yazımızda proje–sözleşme–fatura–muhasebe–beyanname bağlantısını kurmuştuk. Bu kez bu bağlantının muhasebe ayağındaki tek bir soruya odaklanıyoruz: İki farklı faaliyet aynı personelden, yönetim hizmetinden veya ekipmandan yararlanıyorsa gider hangi tutarla hangi faaliyete yazılacak?
Aşağıdaki ayrım, kayıt planını hazırlamak için önerdiğimiz çalışma düzenidir. Bir kalemin adının “kira”, “danışmanlık” veya “yazılım lisansı” olması tek başına karar vermeye yetmez; hizmetin fiilî kullanımını gösteren belgeler de okunmalıdır.
| Gider grubu | Örnek | İzlenecek yaklaşım |
|---|---|---|
| Doğrudan ilişkilendirilebilen gider | Yalnızca belirli bir projeye alınan test hizmeti veya o işte çalışan personelin belgeli maliyeti | İlgili faaliyet/proje ile eşleştirilir; aynı tutar ortak havuza ikinci kez alınmaz. |
| Gerçek müşterek genel gider | İki faaliyete birlikte hizmet veren muhasebe, genel yönetim veya büro hizmeti | Cari yıl faaliyet maliyetlerini esas alan müşterek gider dağıtımına konu edilir. |
| Müştereken kullanılan varlığın amortismanı | İki işte de kullanılan test cihazı, makine veya ulaşım aracı | Tebliğdeki kullanım günü kuralı incelenir; kullanım süresi tespit edilemiyorsa ilgili amortisman ortak genel giderlerle birlikte dağıtılır. |
Örneğin bir sunucu kiralama faturası yalnızca bir projenin test ortamına aitse, sırf fatura merkez adresine kesildi diye ortak gider kabul edilmemelidir. Buna karşılık tüm şirketin kullandığı genel yönetim hizmetini tek bir projenin maliyetine yüklemek için de somut bir ilişkilendirme gerekir. Sınıflandırmayı destekleyen sözleşme, kullanıcı kaydı, puantaj veya hizmet açıklaması dağıtım dosyasında tutulmalıdır. Bunlar önerilen kanıtlama araçlarıdır; her gider için aynı belgenin bulunacağı varsayılmamalıdır.
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin 5.12.2.5 bölümünde müşterek genel giderler için faaliyetlerle ilgili olarak cari yılda oluşan maliyetlerin birbirine oranı esas alınır. Satış cirosu, personel sayısı veya ofis alanı; bu kurala tabi gerçek ortak genel gider havuzunun yerine kendiliğinden geçecek alternatifler değildir. Kullanım verileri giderin doğrudan aidiyetini kanıtlamada yararlı olabilir; bu işlev ile ortak gider dağıtım anahtarı birbirine karıştırılmamalıdır. [1]
İlgili faaliyete düşen ortak gider = Dağıtılacak ortak gider × İlgili faaliyetin cari yıl maliyeti / Kapsama alınan faaliyetlerin toplam cari yıl maliyeti
Çalışma tablosunda pay ve paydanın hangi hesaplardan geldiği açıklanmalıdır. Ortak giderin hem dağıtılacak tutara hem de daha önce dağıtılmış bir maliyet olarak paya alınması, hesapta döngü ve mükerrer yükleme yaratabilir. Bu nedenle kaynak mizan, hesap eşleştirmesi ve dağıtım öncesi maliyet tablosu birlikte saklanmalıdır.
Varsayımsal örnek: Bir yazılım şirketinin istisna kapsamına uygun faaliyetleri ile kapsam dışı hizmetleri bulunmaktadır. Aynı hesap döneminde dağıtıma esas faaliyet maliyetleri sırasıyla 4.000.000 TL ve 1.000.000 TL, gerçek ortak genel giderleri 500.000 TL’dir. Örnekte stok, aktifleştirme, kanunen kabul edilmeyen gider ve ayrıca dağıtılacak ortak amortisman bulunmadığı varsayılmıştır.
| Hesaplama kalemi | İstisna kapsamındaki faaliyet | İstisna dışı faaliyet |
|---|---|---|
| Hasılat | 8.000.000 TL | 3.000.000 TL |
| Dağıtıma esas cari yıl maliyeti | 4.000.000 TL | 1.000.000 TL |
| Maliyet payı | ? | |
| 500.000 TL ortak giderden pay | 400.000 TL | 100.000 TL |
| Örnek faaliyet sonucu | 3.600.000 TL | 1.900.000 TL |
Dağıtılan 400.000 TL ile 100.000 TL’nin toplamı, ortak gider havuzundaki 500.000 TL’yi vermektedir. İki faaliyet sonucunun toplamı ise 5.500.000 TL’dir. Bu iki kontrol, dağıtımın gider üretmediğini veya gider kaybetmediğini görmemizi sağlar.
Aynı olayda ciro payıyla dağıtım yapılsaydı istisna kapsamına yaklaşık 363.636 TL, diğer faaliyete 136.364 TL gider düşecekti. Toplam şirket sonucu değişmezken iki faaliyetin sonucu yaklaşık 36.364 TL yer değiştirecekti. Bu karşılaştırma, mizanın toplamının doğru olmasının istisna hesabının da doğru olduğunu göstermediğini ortaya koyar. Örnekte nihai kurumlar vergisi veya asgari kurumlar vergisi hesaplanmamıştır; bunlar diğer beyan unsurlarıyla birlikte ayrıca değerlendirilir.
Tebliğ, kapsam içi ve kapsam dışı işlerde ortak kullanılan tesisat, makine ve ulaştırma vasıtalarının amortismanı için her işteki kullanım gününü esas alır. Kullanım süresi belirlenemeyen sabit kıymetlerin amortismanı ise müşterek genel giderlerle birlikte dağıtılır. Bu nedenle bütün amortismanları ilk adımda maliyet oranına bağlamak, ayrı düzenlenmiş kullanım ölçüsünü gözden kaçırabilir. [1]
Önceki örnekten bağımsız örnek: Ortak bir test cihazının dağıtılacak yıllık amortismanı 180.000 TL olsun. Belgelenen toplam kullanımın 200 günü istisna kapsamındaki işe, 100 günü diğer işe aitse, amortisman payları 120.000 TL ve 60.000 TL olur. Bu örnek, önceki tablonun sonuçlarına eklenmemiştir.
Cihazın kaydı için varlık kodu, kullanım tarihi, proje/iş kodu ve sorumlu bilgisi yeterli bir başlangıç düzeni oluşturabilir. Eş zamanlı kullanım, boş geçen süre veya eksik kayıt bulunan gerçek olaylarda bu basit örnek otomatik uygulanmamalıdır. Önce kullanımın nasıl ölçüldüğü açıklanmalı; ölçülemeyen durumda ise Tebliğdeki yedek yöntem değerlendirilmelidir. Sonradan tahminî gün yazmak, kullanım kaydının yerini tutmaz.
E-DENET’in önerisi, dağıtımı yıl sonunda tek bir fişe bırakmamak; yılbaşından ilgili tarihe kadar oluşan maliyet ve ortak giderleri birlikte gösteren bir çalışma tablosu kullanmaktır. Bu, mevzuattaki cari yıl maliyetini izlemeye yarayan bir iç kontrol yöntemidir. Muhasebeleştirme ve geçici vergi uygulaması şirketin dönem yapısıyla birlikte kurulmalıdır.
Örneğin önceki kapanışta 240.000 TL, son kümülatif hesapta 310.000 TL gider payı oluşmuşsa, yeni kaydın daha önce kaydedilen tutarla ilişkisi kontrol edilir. Önceki fiş iptal edilmeden tekrar 310.000 TL yüklenmesi mükerrer gider yaratabilir. Kapanış tablosunda “hesaplanan toplam”, “önceki kayıtlarda bulunan” ve “bu dönemde düzeltilecek fark” ayrı sütunlar olmalıdır.
Yıl içinde yeni faaliyet başlaması, projenin kapanması, bir giderin sonradan doğrudan ilişkilendirilebilmesi veya maliyet hesabının düzeltilmesi durumunda oran da değişebilir. Bu değişimi gizlemek yerine önceki hesap ile yeni hesap arasındaki farkı belgelemek gerekir. Maliyet paydasının sıfır olduğu bir başlangıç döneminde ise elektronik tablonun otomatik olarak 0 dağıtım yapmasına izin verilmemeli; olayın gider ve aktifleştirme niteliği ayrıca incelenmelidir.
24 Mayıs 2026’da yayımlanan 25 Seri No.lu Tebliğ ile eklenen 5.18 bölümü, faaliyet esaslı istisnalarda aynı istisna konusundaki işlerin hesap dönemi içinde birlikte değerlendirilmesini açıklamaktadır. Teknoloji geliştirme bölgeleri kazanç istisnası da bu kapsamda sayılmıştır. Yalnızca kârlı projeyi istisnaya alıp aynı kapsamdaki projenin zararını dışarıda bırakmak bu yaklaşımla bağdaşmaz. [2]
Varsayımsal örnek: Gider dağıtımları tamamlandıktan sonra aynı istisna kapsamındaki A projesi 1.400.000 TL kâr, B projesi 400.000 TL zarar vermişse, bu iki projenin birlikte sonucu 1.000.000 TL’dir. Şartları taşıyan bu sonuç esas alınır. Proje kârlılığını ayrı izlemek hâlâ gereklidir; değişen, bu ayrımın beyannamede birbirinden kopuk istisna hesaplarına dönüştürülmemesidir.
Buradaki mahsuplaşma, aynı istisna kapsamının içindedir. İstisna faaliyetinin toplam zararını vergiye tabi başka işlerin kazancından indirmekle aynı şey değildir; ikinci konuda Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/3 hükmü ve ilgili Tebliğ açıklamaları ayrıca dikkate alınır. [1, 3]
Çalışmayı inceleyen bir kişinin hesap sonucundan kaynak belgeye geri dönebilmesi hedeflenmelidir. Bunun için hazırlayacağımız iç dosyada giderlerin doğrudan/ortak ayrımı, dağıtım dışı bırakılan kalemlerin gerekçesi, maliyet paylarının hesap dökümü, varlık kullanım kayıtları ve dağıtım fişleri birbirini takip etmelidir.
Örneğin 500.000 TL’lik ortak gider toplamı yalnızca tek hücrede bulunmamalıdır. Bu hücreyi oluşturan faturalar, hizmet dönemleri, muhasebe fişleri ve varsa iptal/düzeltmeler izlenebilmelidir. Bir gider doğrudan projeye taşındığında ortak havuzdan çıktığı da gösterilmelidir. Yönetim raporu ile vergi hesabında farklı dağıtım kullanılıyorsa aradaki farkı açıklayan bir mutabakat hazırlanmalıdır.
Son kontrolde üç soru sorulmalıdır: Her gider yalnızca bir kez mi yüklenmiş? Dağıtım toplamı kaynak tutarla eşit mi? Proje sonuçlarından faaliyet sonucuna ve beyannamedeki istisna tutarına geçiş açıklanabiliyor mu? Bu sorulara belgeyle cevap verilemeyen bir tablo, formülü matematiksel olarak doğru olsa bile tamamlanmış sayılmamalıdır.
Ortak gider dağıtımını yalnızca vergi avantajını artıracak bir oran seçimi olarak değil, gerçek faaliyet sonucunu gösterecek bir kayıt disiplini olarak ele alıyoruz. Önce giderin aidiyeti belirlenmeli, sonra mevzuattaki uygun anahtar uygulanmalı, son olarak proje ve faaliyet sonuçları birbiriyle mutabıklaştırılmalıdır.
En yararlı kontrol, istisna tutarını hesapladıktan sonra geriye dönüp giderleri ona uydurmak değil; gider kaydedildiği gün doğru faaliyet kodunu ve belge bağlantısını kurmaktır. Böyle bir düzen, dönem sonunda hem yanlış istisna hesabını hem de açıklanması güç toplu düzeltmeleri azaltmaya yardımcı olur.
İlgili okuma: Teknopark Kazanç İstisnasında Belge Bütünlüğü: Projeden Beyannameye Beşli Kontrol.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut işlem için mesleki değerlendirme yerine geçmez. Sayısal örnekler varsayımsaldır ve belirtilen kabullerle sınırlıdır. Mevzuat ve idari uygulama değişiklikleri ile işleme özgü şartlar uygulama öncesinde ayrıca kontrol edilmelidir.